Efenim bugun siz blog okuyucularimla ( tabi eger varsa
) paylasmak istedigim husus Toronto’daki otobus soforlerinin ne kadar basarisiz olduguyla ilgili. Aslinda yanlis anlasilmasin basarisiz olduklari sadece 2 konu var: hizlanma ve yavaslama! Diger konularda gayet iyiler, en az hepsi 2 dil konusuyo. Cogunlukla bu soforler kadin oluyo.. Ama yine yazicam, kadinlar alinacak ama n’apiim artik. Evet, yaziyorum, yazdim: Yaa, kadinlar da bi yere kadar kullanabiliyo su mereti kardesim. Otobus, metro, araba, bisiklet farketmiyo.. Konu bi seye yon verip, yon verdigi seyle kendi konumunu da degistirmek oldugu zaman kadinlarin bagil hiz, yonelim, konumlama kavramlari bi yere kadar yanii.. Kimse kusura bakmasin..
Ama bunlarin aksini ispatlayan ablalarla da tanismadim degil! Asiri saygi duymuslugum da vardir bu tur kadinlara..
Neyse biz konumuza geri donelim. Ne diyordum! Evet: hizlanma ve yavaslama! Ozellikle yavaslama.. Tamam anliyoruz, otobuslerin hepsi otomatik vites, zaten duz vites olanlari da kalmadi piyasada, ama yaw oole diye de gaza sonuna kadar basilip sonra da kirmizi isigi gorunce sonuna kadar frene basilmaz ki.. 300-400 metrelik mesafede yediginiz g’nin haddi hesabi yok kardesim. Stres oluyorum walla, bi one bi geriye.. Cok basarisiz cook! Nerede yurdum soforleri, ahh! O kadar laf ederiz bizim otobus, minibus soforlerine ama ben bundan sonra yapmicam.. Beterin beteri var. Adamlar en azindan aslanlar gibi kullaniyolar. Hop oturup hop kalkmiyosun, zaten oturcak yer de olmuyo ki..



