Posted by zieglers on October 24, 2006
Simdi malum, suanda TR’de bayramin 1. gunu. Ama burada da cuma gunu halloween. Insanlar kafayi yemis durumda. Herkesin stresi kim gibi giyinsem, nasil bi kostum alsam, nasil insanliktan ciksam falan olmus durumda. Malum biz de simdi partilere davet edilmis durumdayiz. Gerci benim kendi kiyafetimden ala kostum olmaz ama n’apalim..
Bi yandan tavsan olayim diyorum, uzerime de yazdiracam ‘job hopper’ diye, monster.ca’yi da sponsor olarak alicam. Arkaya da ‘last victim: IBM’ diye yazdirasim var aslinda..
Bu simdi bizim ilk geyik halloween heyecanimiz oldugundan ortama acemiyiz, o yuzden nerden ne alinir, isin icinden kaca cikilir hic bi fikrim yok aslinda. Kostum alacaz diye de direkman ‘Zugurt Aga’ kostumunu giymeyelim. Heran aldigim kostum kaziga, ben de halloween kabagina donuscekmisim gibi gelio ama dur bakalim!!
Doktor olayim diyorum, ama yanimiza hemsire lazim… Onune gelen zorro morro olur, onun icin onu gectim. Kro da olabilirim aslinda. Benim icin gayet kolay, acarim bagri. Zaten ne zamandir sakal da kesmedim, bi de biyik birakirim olur biter… Artik burdaki kro italyan abilere benzeriz. Ha, laf aramizda onlara da burada ‘Gino!’ diyolar..
Arkadaslar ne oliim yaa, akil verin!!! Bakin bekliom, cok az vaktim kaldi..
Soz walla, cumadan sonra fotomu bu posta attachlicem…
P.S. Herkesin bayrami kutlu olsun! TR’ye gelince toptan el etek opicem…
Posted in Toronto | 3 Comments »
Posted by zieglers on October 3, 2006
Simdi bu da ne demek diyebilirsiniz. Olay sudur: Bir yere tasindiginiz zaman, ozellikle de ulke degistiriyorsaniz, ilk aylarda hersey ustuste gelir (para harcama anlaminda).
Ev degistirirsin kira odersin, yeni kiyafet alirsin ona odersin, cep telin calismaz mesela gittigin yerde GSM hizmeti yoktur belki, CDMA vardir, o da 1900 MHz’le calisan tel gerektiriyodur, hani olur ya, o yuzden gider bi de cep teli alirsin, bi de ona bayilirsin parayi, sonra onun ilk faturasi gelir. Ilk fatura oldugu icin ona da giydirirler..
Dahasi da var. Metroda ise giderken canin sikilmasin diye bi de iPod catlatirsin, ohh o da o bicim… Eee daha yatcak yerin yok, daha battaniyen - yorganin - yastigin falan yok, IKEA’ya gider bi de onlari alirsin.. Onlar da kol boregi…
Bunlar da yetmez, spor yapcam diye her bi halta uye olursun, sonra onlarin malzemelerini alirsin… Onlar da artik cila olur durumuna. Bi de bunlarin hepsini bir ayda yapinca tabiii sonuc: 5 parasiz kalirsin..
Aslinda bes parasiz degilim, cebim de son 10 dolarim var
Iste simdi baslik anlamli olmustur sanirim. Ben de para harcama orucundayim. Bir zamanlar Uur kardesimin Almanya’da yaptigini ve de bana ogretmek icin yirtinip bi sonuc alamadigi bu anlamsiz (aslinda tartisilir) orucu simdi kendi kendime tutuyorum.. Cuma sabahina kadar.. 10 $..
Bakalim n’olcak?! Cuma gunu sonucu yazarim…
Posted in Personal Stuff, Toronto | 9 Comments »
Posted by zieglers on September 29, 2006
Efenim bugun siz blog okuyucularimla ( tabi eger varsa
) paylasmak istedigim husus Toronto’daki otobus soforlerinin ne kadar basarisiz olduguyla ilgili. Aslinda yanlis anlasilmasin basarisiz olduklari sadece 2 konu var: hizlanma ve yavaslama! Diger konularda gayet iyiler, en az hepsi 2 dil konusuyo. Cogunlukla bu soforler kadin oluyo.. Ama yine yazicam, kadinlar alinacak ama n’apiim artik. Evet, yaziyorum, yazdim: Yaa, kadinlar da bi yere kadar kullanabiliyo su mereti kardesim. Otobus, metro, araba, bisiklet farketmiyo.. Konu bi seye yon verip, yon verdigi seyle kendi konumunu da degistirmek oldugu zaman kadinlarin bagil hiz, yonelim, konumlama kavramlari bi yere kadar yanii.. Kimse kusura bakmasin..
Ama bunlarin aksini ispatlayan ablalarla da tanismadim degil! Asiri saygi duymuslugum da vardir bu tur kadinlara..
Neyse biz konumuza geri donelim. Ne diyordum! Evet: hizlanma ve yavaslama! Ozellikle yavaslama.. Tamam anliyoruz, otobuslerin hepsi otomatik vites, zaten duz vites olanlari da kalmadi piyasada, ama yaw oole diye de gaza sonuna kadar basilip sonra da kirmizi isigi gorunce sonuna kadar frene basilmaz ki.. 300-400 metrelik mesafede yediginiz g’nin haddi hesabi yok kardesim. Stres oluyorum walla, bi one bi geriye.. Cok basarisiz cook! Nerede yurdum soforleri, ahh! O kadar laf ederiz bizim otobus, minibus soforlerine ama ben bundan sonra yapmicam.. Beterin beteri var. Adamlar en azindan aslanlar gibi kullaniyolar. Hop oturup hop kalkmiyosun, zaten oturcak yer de olmuyo ki..
Posted in Toronto | 4 Comments »
Posted by zieglers on September 22, 2006
Toronto dumurlari serimize kira sistemindeki degisikliklerle devam ediyorum.
Efenim malum yeni eve cikiyoruz Ilker Pasa’mla. O nedenle de yeni evin kontratini imzaladik gecenlerde. Ama ne imzalamakti. Iste ilk dumur:
Ev sahibimiz Bertrand Pasa (acaip fransizdir kendisi - hani hizli yasa genc ol, cesedin yakisikli olsun derler ya, bu amca tam tersini yapmis, acayip agir haraket ediyo o yuzden de pek yaslanmamis, saclar tarz, 80 yasinda, gozunde varyemez gibi $ isaretleri olan bi amcamiz) basladi yazmaya kontrati bi cizgili defter kagidina. Bu ne yaw dedik, kontrat dedi.. Nassi yaw dedik, bunun yasal gecerliligi olur mu diye killandi Ilker, adam da en az o suslu puslu antetli kagitlar kadar yasal dedi. Biz de neyse dedik ve de ikinci dumur icin beklemeye basladik.
2. dumur kapora modunda odenen parayla geldi dank dedi bana. Olay sudur: burda bir yeri kiralayacagin zaman ilk ayin ve de son ayin kirasini veriosun pesin pesin.. Boylece amcalar her turlu garantiye aliyolar son ayi. Bir gece ansizin basip gidersen hic sallamiyorlar..
Son dumur ise, oole istedigin zaman tasinma diye bi olay yok. Illaki ayin basinda tasinacan, yani 1′inde. Saka gibi yaw…
Sanane kardesim tasinirim ben istedigim zaman, istedigim zaman da cikartirim adami evden. ‘Cikin lan evden! Rumenigeden oglum geldi..!?!’ derim olur biter
Bak simdi yaw! Bi de basimiza truck kiralama olayi cikti. Hadi bakalim! Ulen Almanya’da Audi A3 aliyoduk, burda Dodge truck aliyoz.. Eee, memleketin olayi farkli biz n’apalim..
Posted in Toronto | 4 Comments »
Posted by zieglers on September 20, 2006
Isten cikmisim, otobuse bindim ewe geldim. Bizim residence’in kapisini actim
sonra asansor malum. Ev 16. katta. 16′ya bascam, aaa bi baktim 13 yok. Nassiii yaa dedim, olur mu oole sey, saka gibi!!! Harbiden dedim acaba bunu 13 ugursuzdur diye mi koymuyolar. Sordum sorusturdum. (Aslinda sadece Ilker’e sordum :)) Ewet abi dedi, dogrudur. 13 ugursuz sayi diye boole bu durum…. Hicbir asansorde goremezsin, burda 13. kat diye bisey yok dedi.. Sonra da ekledi: Aslinda 13. kattakiler nerde oturduklarini cok iyi biliolar da bakma sen…
orda koptum iste…
Sen o kadar medeniyet icinde yasa git, hersey tam olsun bi 13 eksik olsun… Olcak is mi yaa.. Batil inanc heryerde batil inanc… Sinema iste..
Posted in Toronto | 2 Comments »
Posted by zieglers on September 18, 2006
I keep writing again. Last month was a hard period for me since I was busy with moving from Istanbul to Toronto, Canada. It’s been like more than 2 weeks that I’m in T.O now and I’d like to write some about it.
The first thing that I can say about Toronto is it doesn’t look like any cities in Europe. It’s obvious that the city has been constructed in the last century and you would be disappointed if you were looking for its history as a tourist here. However, you can easily realize the perfect plan of the city, buildings, subway and so on… Especially the Yonge Street, I’ve never seen such a long and straight street in my life. It’s actual length is maybe more then 1900 km, just having different names along the way to other cities. But it is still there, it is still Yonge Street.. It is simply the longest street of the world!!!
Another thing I’d like to mention is the cars & trucks. One can just realize the difference between the way the cars manufactured here are the ones in Europe. Here since the oil is not a problem at all, there is no constraint as low fuel consumption or performance. Since this is the case, definitely you wouldn’t be expecting to see good design and engineering with the cars manufactured here. All you can see is their huge size.
Subway system is ok, but not as punctual as the ones in Europe, sorry to say this, however it is reality in here! One could surely expect the buses to arrive on time which is not the case most of the time.
Also, a few words about people: They are so respectful to others’ lives and you can see that while just going down the street for a few blocks. There is a great effort to get socialized and it is also so easy here too, which is a perfect thing. You can easily make friends by attending some communities of specific purpose that you are interested in.
Yeah, that’s all for the first part of the observation post `toronto`. I’ll be going on in the other posts.
zieglers
Posted in Toronto | 4 Comments »